
Marka Hukukunda Zayıf İbarelerin Korunma Sınırı: Yargıtay 11. HD. 2020/7029 E. Sayılı Karar Analizi
11. Hukuk Dairesi 2020/7029 E. , 2022/1579 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24.09.2018 tarih ve 2017/178 E. – 2018/353 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 05.06.2020 tarih ve 2019/42 E. – 2020/438 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin İngiltere’de kurulan ilk GSM operatörü olarak 01.01.1985’de ilk telefon görüşmesini yaptığını, dünyanın ve Türkiye’nin 2. büyük mobil iletişim şirketi olduğunu, 65 ülkede müşterilerine telekomünikasyon ve IT hizmeti sunduğunu, davalı gerçek kişinin, müvekkili markalarının kapsamında yer alan 36. sınıf hizmetler üzerinde “CEPPOS” ibaresinin tescili için diğer davalı kuruma başvurduğunu, bu başvuruya müvekkilince yapılan itirazın davalı kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa CEPPOS ibaresinin davacının 181 adet tanınmış CEP ibareli seri markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, dava konusu başvurunun, müvekkilinin yeni bir seri markası olarak algılanacağını, başvurunun tescili halinde “CEP” markasının tanınmışlığından haksız menfaat sağlanacağı gibi markanın itibarının da olumsuz etkilenebileceğini, müvekkilinin seri markalarıyla iltibasa neden olacak şekilde marka tescil başvurusunda bulunulmasının, davalının kötü niyetini ortaya koyduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2017-M-1172 sayılı kararının iptaline, tescili halinde davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu “ceppos” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet “CEP” asıl unsurlu markalar arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu, idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmelere ait markalar olduğu izlenimi doğabileceği, bu açıdan taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesindeki iltibas-benzerlik oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2017-M-1172 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı kurum vekili ve davalı … vekili istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı şirketin başvurusu kapsamında bulunan 36. sınıftaki hizmetlerin tamamının davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında da aynen yer aldığı, dava konusu başvurunun, beyaz zemin üzerine standart karakterlerle yazılmış “ceppos” ibaresinden oluştuğu, başvuruda “p” harflerinin kırmızı renkle, diğer harflerin ise siyah renkle yazıldığı, davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarının da yine standart karakterlerle yazılan “cep” kelimelerinden ibaret olduğu, “cep” kelimesinin, günümüzde cep telefonu olarak algılandığı, başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin cep telefonu ile yapıldığını ifade etmek için kullanıldığı, bu haliyle, “cep” kelimesinin zayıf ayırt edici niteliği ve dava konusu başvurunun biçim, düzenleme ve tertip tarzı da gözetildiğinde davacının itirazına mesnet markalarla dava konusu başvuru arasında, görsel, anlamsal ve işitsel olarak başvuru kapsamındaki hizmetlerin ortalama tüketiciler üzerinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali de dahil benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesinde düzenlenen koşulların somut olayda gerçekleşmediği, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet işaretler arasında benzerlik görülmediğinden 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesi anlamında bir tescil engelinin bulunmadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu da ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, her iki davalı bakımından da davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07/03/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Özet
Bu çalışma, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2020/7029 E. ve 2022/1579 K. sayılı ilamı çerçevesinde, marka hukukunda “zayıf ayırt edici niteliğe sahip ibareler” ile “karıştırılma ihtimali” (iltibas) arasındaki hukuki ilişkiyi irdelemektedir. Davacı yanın “CEP” ibareli seri markalarına karşılık, davalının “CEPPOS” ibaresini tescil ettirmek istemesi üzerine çıkan uyuşmazlık; görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik kriterleri üzerinden analiz edilmiştir. Yargıtay, “cep” kelimesinin telekomünikasyon sektöründeki tasviri (tanımlayıcı) doğasını ve zayıf ayırt ediciliğini vurgulayarak, bu tür ibarelerin tescil kapsamını genişleten “seri marka” iddiasını sınırlandırmıştır. Makale, mülga 556 sayılı KHK ve güncel Sınai Mülkiyet Kanunu perspektifinden, markaların bütünsel algısı ve ortalama tüketici nezdindeki etkisini bilimsel bir temelde ele almaktadır.
Giriş
Marka hukukunun en temel fonksiyonu, bir işletmenin mal veya hizmetlerini diğerlerinden ayırt etmektir. Ancak bazı ibareler, nitelikleri gereği (sektörel kullanım, tanımlayıcılık vb.) “zayıf ayırt edici” karakter taşırlar. Bu tür ibareler üzerinde mutlak tekel kurulması, serbest ticaretin ve dilin kullanımının kısıtlanması riskini taşır.
İncelenecek olan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 07/03/2022 tarihli kararı, özellikle teknoloji ve finansal hizmetler (36. sınıf) alanında sıklıkla karşımıza çıkan “CEP” kelimesinin hukuki statüsünü belirlemesi açısından emsal niteliktedir. Çalışmamız, bu kararın gerekçelerini, doktrindeki görüşlerle harmanlayarak bir üst mahkeme denetiminin mantık silsilesini ortaya koyacaktır.
İnceleme Konusu Yargıtay Kararının Analizi
1. Kararın Künyesi
Daire: 11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/7029
Karar No: 2022/1579
Karar Tarihi: 07.03.2022
İlgili Kurum: TÜRKPATENT YİDK
2. Yargıtay’ın Hukuki Değerlendirmesi
Yargıtay, uyuşmazlığı 556 sayılı KHK’nın 8/1-b (iltibas) ve 8/4 (tanınmışlık ve kötü niyet) maddeleri çerçevesinde ele alan Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır. Hukuki değerlendirmenin temelinde, markayı oluşturan işaretlerin tek başına bir kelimeye (CEP) indirgenemeyeceği, başvurunun biçim, renk ve düzenleme tarzıyla yarattığı “bütünsel intiba” yer almaktadır.
3. Gerekçenin Analizi
Yargıtay’ın onadığı kararın gerekçelendirilmesi üç aşamalı bir mantık silsilesine dayanmaktadır:
Zayıf İbare Tespiti: “CEP” kelimesinin günümüz Türkçesinde doğrudan “cep telefonu” veya “mobil hizmet” anlamıyla özdeşleştiği, dolayısıyla telekomünikasyon ve bağlantılı hizmetlerde ayırt edici gücünün çok düşük olduğu saptanmıştır.
Bütünsel Farklılık: “CEPPOS” markasında “p” harflerinin kırmızı renkle vurgulanması ve kelimenin tek başına “CEP”ten farklı bir fonetik yapıya evrilmesi, görsel ve işitsel ayrışmayı sağlamıştır.
Tanınmışlık ve Seri Marka İlişkisi: Davacının çok sayıda “CEP” ibareli markası olsa dahi, bu kelimenin zayıf karakteri nedeniyle, üçüncü kişilerin bu kelimeyi içeren ancak farklılaşan markalar tescil ettirmesinin engellenemeyeceği, aksi durumun haksız bir tekel oluşturacağı vurgulanmıştır.
4. Karardaki Kilit Cümleler
“Cep kelimesinin, günümüzde cep telefonu olarak algılandığı, başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin cep telefonu ile yapıldığını ifade etmek için kullanıldığı, bu haliyle, cep kelimesinin zayıf ayırt edici niteliği… benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığı…”
Yargıtay’ın Konuya İlişkin İstikrarlı Görüşü ve Destekleyici İçtihatlar
Yargıtay, özellikle “zayıf ibareler” konusunda tutarlı bir çizgide ilerlemektedir:
Yargıtay 11. HD, E. 2018/3421, K. 2019/5110: “Sigorta” veya “Haber” gibi jenerik kelimelerin marka içindeki ağırlığının, iltibas analizinde düşük tutulması gerektiğini belirtmiştir.
Yargıtay 11. HD, E. 2014/1563, K. 2015/4302: “Net” ibaresinin bilişim sektöründeki yaygınlığı nedeniyle, benzer eklerle kullanılan markalar arasında iltibas oluşmayacağına hükmetmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2017/11-180, K. 2019/220: Tanınmış markalarda dahi zayıf ibarenin koruma kapsamının dar tutulması gerektiğini, “bütünsel algı” ilkesinin öncelikli olduğunu teyit etmiştir.
Uygulamadan Örnekler ve Hukuki Niteleme Sorunları
Çekişme Konusu Örnekler
Sektörde sıklıkla karşılaşılan “CEP”, “MOBİL”, “PAY” gibi ekler, Yargıtay’ın bakış açısıyla şu şekilde değerlendirilir:
Hukuka Aykırı (İltibas Var): “VODAFONE CEP” vs “VODAFONE CEPİMİZ” (Burada asli unsur Vodafone olduğu için iltibas kaçınılmazdır).
Hukuka Uygun (İltibas Yok): “CEP” (Genel tescil) vs “CEPPOS” (Somut olayda olduğu gibi, eklerin yeni bir kavram yarattığı durumlar).
Bilimsel Görüşler (Doktrin)
Prof. Dr. Ünal Tekinalp’e göre, “Tanımlayıcı karakterdeki markaların ayırt ediciliği ancak yoğun kullanım (Secondary Meaning) ile kazanılabilir.” Doktrinde hâkim olan görüşe göre, “CEP” gibi kelimeler kamunun malıdır ve bir teşebbüse ait seri marka havuzuna dahil edilerek dondurulamaz. Prof. Dr. Hamdi Yasaman da markaların parçalanarak değil, “ortalama alıcının genel hafızasında bıraktığı iz” ile karşılaştırılması gerektiğini savunmaktadır.
Uluslararası Hukuk ve Karşılaştırmalı Bakış
Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO) ve AB Adalet Divanı (ABAD), Sabel v. Puma davasında “Global Assessment” (Bütünsel Değerlendirme) ilkesini getirmiştir. Alman Federal Mahkemesi (BGH) uygulamalarında da, teknik veya betimleyici terimlerin markada baskın unsur olarak kabul edilemeyeceği, bu terimlerin ancak özgün bir grafik tasarım veya ek ibarelerle korunabileceği esastır. İncelenen Yargıtay kararı, AB müktesebatındaki “zayıf markaların korunma sınırları” ile tam bir uyum içindedir.
Sonuç
Yargıtay 11. HD’nin 2020/7029 E. sayılı onama kararı, marka hukukunda “hak dengesi”ni koruyan kritik bir duruştur. Karar; çok güçlü ve tanınmış bir markanın dahi, dilde yaygın kullanılan ve hizmetin niteliğini belirten “CEP” gibi ibareler üzerinde mutlak bir bariyer kuramayacağını tescil etmiştir. Uygulayıcılar (avukatlar ve hakimler) için bu ilam; marka tescil başvurularında kelimenin anlamsal yükünü ve sektörel izdüşümünü analiz etmenin, salt kelime benzerliğinden daha önemli olduğunu göstermektedir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Marka iltibası nedir? Tüketicinin bir markayı başka bir markayla karıştırması veya aralarında bağlantı kurmasıdır.
“CEP” ibaresi neden zayıf marka kabul edildi? Mobil iletişimi ve cep telefonunu doğrudan çağrıştırdığı (tasviri olduğu) için.
Zayıf ibareli bir markam varsa korunmaz mıyım? Korunursunuz, ancak üçüncü kişilerin benzer ekler kullanmasını engelleme gücünüz dardır.
Seri marka nedir? Aynı kök ibareden türetilen, işletmesel bütünlük arz eden markalar grubudur.
Marka tescil ücreti her yıl değişir mi? Evet, her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellenir.
556 sayılı KHK ile SMK arasındaki fark nedir? KHK mülga olmuş, yerine 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu gelmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtay’da bozulur mu? Eğer hukuka aykırılık saptanırsa bozulabilir, bu dosyada onanmıştır.
Markanın rengi benzerliği etkiler mi? Evet, somut olayda “p” harflerinin kırmızı olması görsel ayrıştırıcı unsur sayılmıştır.
36. sınıf hizmetleri neleri kapsar? Sigorta, finansal işlemler ve emlak hizmetlerini kapsar.
TÜRKPATENT kararı kesin midir? Hayır, YİDK kararlarına karşı 2 ay içinde dava açılabilir.
“Cep” kelimesi üzerinde tekel kurulabilir mi? Hayır, Yargıtay bu kararıyla buna geçit vermemiştir.
Markada kötü niyet nasıl ispatlanır? Somut delillerle, başkasının markasından haksız yararlanma amacı kanıtlanmalıdır.
Ortalama tüketici kimdir? İlgili mal veya hizmeti alan, makul düzeyde dikkatli kişidir.
İşitsel benzerlik nasıl ölçülür? Kelimelerin okunuşundaki fonetik benzerliklere bakılarak.
Kavramsal benzerlik nedir? Kelimelerin zihinde uyandırdığı anlamın aynılığıdır.
Secondary Meaning (İkincil Anlam) nedir? Zayıf bir ibarenin çok kullanım sonucu halk nezdinde marka haline gelmesidir.
Marka davası ne kadar sürer? Ortalama 1.5 – 2.5 yıl sürebilmektedir.
YİDK’in kararı neden iptal edilmedi? Kurumun “benzerlik yoktur” kararı Yargıtay tarafından doğru bulunduğu için.
Hükümsüzlük davası ne zaman açılır? Tescilli bir markanın sicilden silinmesi için açılır.
Tescilsiz marka korunur mu? Türk Ticaret Kanunu haksız rekabet hükümleri uyarınca korunabilir.
Yargıtay onama kararı kesin midir? Evet, bu aşamadan sonra karar kesinleşir.
Markada font (yazı tipi) önemli midir? Karakteristik bir yazı tipi ayırt ediciliği artırabilir.
“CEP” ibaresini içeren 181 markanın etkisi neden olmadı? İbare zayıf olduğu için seri marka etkisi yaratmadığı kabul edilmiştir.
Global Assessment ilkesi nedir? Markayı parçalamadan, bütünsel olarak değerlendirme ilkesidir.
Marka tescili için nereye başvurulur? TÜRKPATENT kurumuna.
Tanınmışlık her zaman kazandırır mı? Hayır, markanın zayıf karakteri tanınmışlık korumasını daraltabilir.
Marka kararlarında bilirkişi raporu bağlayıcı mıdır? Değildir, ancak hakime teknik konularda yol gösterir.
İltibasta mal ve hizmet benzerliği şart mıdır? SMK 6/1 kapsamında evet, zorunludur.
GSM operatörlerinin marka koruması daha mı geniştir? Sektörel güçleri yüksektir ancak zayıf ibarelerde kısıtlanırlar.
İstinaf mahkemesi neden kararı kaldırdı? Yerel mahkemenin “zayıf ibare” analizini eksik yaptığı gerekçesiyle.
Dilara AYDIN
Avukat & Arabulucu
Paraf Hukuk Kurucusu ve Yöneticisi
NOT:
“Yorumlar, ilgili Yargıtay kararlarının öznel değerlendirmesidir. Her somut olay farklılık gösterebilir. Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır, bağlayıcı hukuk görüşü teşkil etmez.”
Beşiktaş Patent
ETKİN PATENT | MARKA STRATEJİSTİ: BÜLENT AYDIN
Beşiktaş Patent, 21 yılı aşkın kurumsal tecrübeye sahip Etkin Patent bünyesinde faaliyet gösteren tescilli ulusal sınai mülkiyet kuruluşudur. Yayınlanan tüm makaleler, rehberler ve sektörel içerikler, marka tescili süreçlerinde hatalı işlem yapılmasını önlemek amacıyla uzman marka stratejistleri ve sınai mülkiyet danışmanlarının denetiminden geçerek doğrulanmıştır. Platformumuzda sunulan güncel içtihatlar ve tescil metotları, marka haklarının ulusal ve uluslararası düzeyde eksiksiz korunmasını hedefleyen operasyonel bir süzgecin ürünütedir.
